20 Mayıs 2012 Pazar

Aşkta yalan dolana paydos!

Aşkta yalan dolana paydos! Sevdiği tarafından önemsenme, istenme ya da takdir görme gibi önüne geçilemeyen arzular,insanı yoldan çıkartır bazen…Rüyaya dalarmışçasınagerçeklerden kaçıp, yalanasığınırız. “Bir tek seni sevdim”deriz gözlerinin içine bakarak,“Sana yalan söylemem, biliyorsun…” diye ekleriz ardından… Doğrunun bizzat kendisini bile aldattığımızı sanırama yanılırız. Sinem Güdüm/Cosmopolitan Şanslıysak, birkaç usta manevrayla kurtuluruz kendi kazdığımız kuyuya düşmekten. Bazen de elimize yüzümüze bulaştırır, kafa üstü yere çakılırız! İşte böylesi ‘ağır’ hasarlar gösterir bize gerçeği: Ne dil söyler aslında yalanı, ne de kalp… O sinsi ‘şey’, beynimizde başlar yolculuğuna ve eninde sonunda kalbimizde biter; paramparça… Sevgiye inanmaktan vazgeçmeyip, yalanları utandırma ya varsanız eğer, gelin derinlemesine girelim onların dünyasına ve deşifre edelim hepsini, çıkaralım açığa! Her gülüşe bir ihanet, her söze bir fenalık yüklemeden yapalım ama, sadece eğlenmek adına... Kelimeler hep yetmiyor doğru cümleleri kurmaya ne de olsa! Bakın Vikipedi yalanı nasıl açıklıyor:“Yalan, herhangi bir topluluk veya kuruma, yanıltmak amacı güdülerek yapılan rol veya doğru olmayan herhangi bir ifadedir. Daha yalın bir anlamda, yalan yanlış olduğu bilinmesine rağmen, üçüncü partinin doğru olarak algılamasını amaçlayan bir hareket veya ifadedir.